7 Mart 2021 Pazar

EGD-Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma şahin-Yılmaz Parlar

 Akıllı Kadından Akıllı Kent

Daha adil, güvenli ve refah şehir yaratmak için teknolojiyi mükemmel kullanan şehrin algısını değiştirmek hedefli faaliyetlerin otomasyonu sayesinde vatandaşların yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve iş süreçlerinin maliyetlerinin düşürülmesi gibi fayda sağlıyan akıllı şehir projelerini uygulayan, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma şahin’den söz ediyoruz…




Gaziantep Kentini, daha verimli ve sorunsuz hale getirmek için yenilikçi teknolojilerin uygulanmasına, teknolojilerin geliştirilmesine yatırım yaparak, akıllı şehrin iç süreçlerinin yönetimini basitleştiren ve şehrin yaşam standartlarını iyileştiren birbirine bağlı bir iletişim ve bilgi teknolojileri sistemini uygulayan projeleriyle, siyaset alanında başarı gösteren Fatma şahin çok sayıda Belediye başkanlarına ilham veren bir idol bir rol model…

Ekonomi Gazeteciler Derneği Başkanı Celal Toprak’ın yaptığı “Başkan Anlatıyor” programına konuk olan Türkiye Belediyeler Birliği  ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin öncelikle, sanayiden gastronomiye, turizmden tarıma her konuda yaptıkları çalışmaları ifade etdi. Ardından Ekonomi Gazetecileri Derneği gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Güçlü bir sanayi şehri ve ihracatta 5. sırada olan Gaziantep için ekonominin çok önemli olduğunu söyleyen, Başkan Şahin, 2014 yılında şehrin küresel ölçekte rekabet gücünü artıracak bilimsel araştırmalar yaptıklarını ve etki analizlerine bakıp, test edip ona göre bir yol haritası çizdiklerini belirtti. 




Gerçekdende, yüksek kentleşme seviyeleri yüksek GSYİH ile ilişkilidir hızlı ekonomik büyüme kentleşmeyi hızlandırma eğilimi gösterir. Dünya nüfusunun yarısından fazlasının şehirlerde yaşadığı göz önüne alındığında, Kentleşmenin zorlukları iyi bilinmektedir. Sağlık başda olmak üzere riskleri pek çokdur. 

Teknoloji ve insan merkezli olmak teknoloji ve dijitalleşme şehirlerde daha fazla kapsayıcılık ve eşitlikçi fırsatlar yaratırken aynı zamanda daha fazla verimlilik artırmayı sağlar.

Teknolojilerin genişliği ile, toplumun süreçlere katılımının, çok çeşitli dijital ve elektronik teknolojilerin şehre ve topluluklara uygulanması, bilgi iletişim teknolojilerin, bölgedeki çalışma ortamlarını yükseltmek için uygulanması, operasyonel verimliliği artırmak, vatandaş refahını artırmak gibi ilke hedefli Fatma şahin, mevcut sanayi alt yapının çok güçlü olmasına rağmen, montaj sanayinden çıkıp makineleşmekle yüksek teknolojiye çıkmak elzem   durum niteliği taşıdığını vurguladı.

Başkan Şahin, ilgili olarakda özetle ;“Kenti sanayide yükseltecek verileri elimizde bulundurmamız açısından bir rapor hazırlattık. ‘Bizi yüksek teknolojiye ne geçirecek’ konulu bu raporda bazı başlıklar ortaya çıktı. Eğitim bunlardan birisiydi.




Ar-Ge inovasyon gibi konularda bir dizi çalışmalar gerçekleştirdik. Oluşturduğumuz raporu da merkezi  , AR-GE ve inovasyon merkezi, model fabrikası ihtiyacının olduğunu tespit ettik. Sanayide yüksek teknolojiye geçme hedefimize devam ediyoruz. Sanayi Bakanlığı tarafından model fabrika kuruldu, AR-GE inovasyon merkezimiz güçleniyor.”açıklamarında bulundu.

Belediye Başkanı Fatma şahin yine başlıklar halinde açıkladığı icraatları “Bizim açımızdan şehir ekonomisi çok mühim. Bilişim A.Ş.’yi kurduk. Özellikle yazılım ve donanım kapsamında büyük yol kat ettik. Sağlık Bakanı ile Hayat Eve Sığar Kodu ile ilgili hızlı bir protokol yaptık. Akıllı Ulaşım’ projesi ve pandemide devreye soktuğumuz HES protokolünün entegrasyonu ile temaslı bireylerin toplu ulaşımı kullanmasının önüne geçtik.”  Dedi. 

Yine önemle altını çizdiği konulardan “Dünyanın en eski yerleşim yeri olarak Gaziantep 9’uncu sırada bulunuyor. Kültür ve sanatta da turizm çerçevesinde şehri hazırlamamız gerekiyor. 5 antik kentimiz var. Bunların hepsi UNESCO’nun geçici listesinde yer alıyor. Dünya Bankasına göre Gaziantep dünyanın 7. rekabet etme gücü yüksek olan şehir. 

Panorama Müzesi ile Antep Savunması’nın kahramanlık anları bugüne yansıtılacak. Rumkale’de Türkiye’nin en büyük cam terasını yapıyoruz. Rumkale’de ayrıca bir sahil düzenlemesi yaptık. Su sporları festivali düzenledik. 

Arkeorotaya girmek için Anadolu Arkeloloji Enstitüsünün bütün işlemleri tamamlanmak üzere. Çok büyük bir laboratuvar var karbon analizi yapan. Arkeoloji kütüphanesi var. 450 akademisyenin çalıştığı çok büyük bir network var. Bu Arkeorota bizi İpek Yolu’ndan buraya getirecek.” Şeklinde özetle mükemmel çalışmalarını sıraladı.

Proje kapsamında 27 milyon fidan dikileceğine vurgu yapan Şahin, kişi başına düşen yeşil alanı artırmayı, karbondioksit salınımını azaltmayı hedeflediklerini, Enerji A.Ş.’yi kuracaklarını iklim master planı yaptıklarını, Gaziray gibi çok büyük proje çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Zorunlu yapacaklarının altını çizen Başkan Şahin, “Dünyanın kodlarına güçlü şekilde hazırlanmamız, yenilenmemiz lazım. Bilgi ve yeşil ekonomiyi nasıl çözeceğiz bunu konuşacağız. Şehir ekonomisini güçlü şekilde hayata geçirmemiz, bölgesel kalkınmayı planlamamız ve insanımızı buna hazırlamamız lazım. Şehrin kendi kendine yetebilmesi adına tohum bankası, baharat kütüphanesi kuruyoruz.  Kendi üretimimizi kendimiz gerçekleştiriyoruz.” Gibi daha pek çok yaptıklarını ve yapacaklarını özetledi.

Bizde Başkanın akıllı projelerin önemine katılıyoruz.. 

Akıllı kent, Yaşam kalitesini iyileştirirken, şehir işlevlerini optimize etmek ve ekonomik büyümeyi sağlamaktır.

Enerji tasarrufu ve verimlilik akıllı şehirlerin ana odak noktalarıdır. Akıllı sensörler kullanarak,  Akıllı şebeke teknolojisi, operasyonları, bakımı ve planlamayı iyileştirmek ve talep üzerine güç sağlamak gibi faydalar sağlar. 

Akıllı binalar aynı zamanda akıllı şehir projesinin bir parçasıdır. Akıllı şehir girişimleri, iklim değişikliği ve hava kirliliği gibi çevresel kaygıları da izlemeyi ve ele almayı hedefliyor. Atık yönetimi ve sanitasyon, akıllı teknoloji ile, sistemin yaşam kalitesini iyileştirme ve ekonomik büyümeyi sağlama hedeflerine ulaşmak için bağlı IoT cihazları ve diğer teknolojilerden yararlanırlar. 

Bu Akıllı tekonojileri kullanan Akıllı Belediye Başkanın Uluslararası düzeyde örnek bir şehir yaratacağı inancındayız.

yilmazparlar@yahoo.com

6 Mart 2021 Cumartesi

Güçlü Kadın-Güçlü Türkiye’nin Güçlü Kadınları-Yılmaz Parlar

 


Güçlü Kadın

Tarihte ve günümüzde hikayeleri ilham verebilecek pek çok kadın var.

Modanın, trendlerin, görüşlerin bir gecede değiştiği yaşadığımız dünyada, kadınların başarıları daha da etkileyici görünüyor. Çünkü zaman onları hiçbir şekilde etkilemiyor. Kadınlar her zaman yorulmadan kendi seslerini bulmaya çalışıyorlar. Kendi alanlarında bireyler ve profesyoneller olarak kendilerine saygı duymaya çalışıyorlar. Yenilikçiler, politik aktivistler, sanatçılar ve sporcular vs. Tüm bu kadınların ortak bir yanı var. Onlar gerçek mücadeleci, çalışkan ve bugünkü örnekleri ilham verici.




8 Mart kadınlar günü yaklaşırken, hikayeleri ilham verebilecek güçlü kadın zirveleride gerçekleşmeye başladı.

4 mart 2021 Perşembe günü, Turkuvaz Medya Grubu’nun yeni devasa binasında Sabah Gazetesi tarafından düzenlenen, “Güçlü Türkiye’nin Güçlü Kadınları” zirvesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan online ve video katılımıyla gerçekleşti.

Siyasetde, iş hayatında, sporda ve sanatda kadın panellerinde rol model kadınlarımız ilham verici öykülerini sundular. 

‘Güçlü Türkiye’nin Güçlü Kadınları Zirvesi’ Sabah&Daily Sabah Yazılı Medya, İcra Kurulu Üyesi Reklam Genel Müdürü Ceyda Uzman’ın açılış konuşmasıyla başladı.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan 2023 hedefleri için atılan adımların gücünün kadınlardan geldiğini söyledi. ‘Siyasette Kadın’ paneline AK Parti Grup Başkan Vekili Özlem Zengin, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece katıldı. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Türkiye, yakın zamanda yaptığı atılımlarla dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olmuştur. Kazandığımız her başarı, ülkemizi hak ettiği konuma yaklaştırıyor. Bu başarıda, bilhassa kadınlarımıza çok şey borçluyuz. 2023 yılı hedeflerimize ilerlerken, kararlı adımlarımızın gücü de, yine kadınlarımızdan geliyor. Bugün, bu zirveye katılan ve birbirinden harika işlere imza atan kadınlarımız, hepimiz için sonsuz bir ilham kaynağıdır. Yaptıkları işler, gelecek güzel günlerin teminatıdır” dedi.Siyasetden,iş hayatından spora,sanata kadar her alanda kadın gücünün varlığını sürdürdürdüğünü özetledi.



Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan Eximbank aracılığıyla kadın ve genç girişimcilere 2020 yılında toplam 822 bin dolar kredi verildiğini ve sevk öncesi ihracat kredisi döviz kredilerinde 25 baz puan indirim uygulandığını,. e-ticaret.gov.tr adresinden erişilebilen Elektronik Ticaret Bilgi Platformu ve E-Ticaret Akademisi’nin de vatandaşlara ve kadın girişimcilere katkı sağladığını, E-ticaret akademisindeki bu eğitimlerden bugüne kadar 42 bin üzerinde kullanıcının faydalandığını söyledi.

Pekcan, “KOOP-DES kooperatiflere finansman desteği sağlıyoruz. Bu Program kapsamında 2020 yılında faaliyet gösteren 139 kadın kooperatifinin 149 projesine; 14 milyon 500 bin verdik”dedi kadınlar için yaptıkları destekleri açıkladı.



Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk “Kadınların kooperatif yoluyla güçlendirmesi için yeni proje hazırlığımız var. Bu yıl başlanacak projeyle hem kurum kapasitesi güçlendirilecek hem de eğitim ve danışmanlık hizmetleri artırılacak” dedi. 


Kadınların eğitimden sağlığa istihdama her alanda ayrımcılığa uğramaması ve karar alma mekanizmalarına katılımı için çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Selçuk, pandemi döneminde özellikle sağlık alanında kadınların genel sağlık sigortası sistemi sayesinde hizmetlere erişim imkanlarını geliştirdiklerini dile getirdi. 


Siyaset panelinde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin,  “Ben mühendisim. Üniversite sonrasında özel sektöre girdim ve çalışma hayatımın 15’inci yılında yani 2001’de Türkiye’de büyük bir kriz yaşandı. 1994 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın İBB Başkanı olduğu dönemde eşimle birlikte sandık müşahitliği yapmıştık. O zamanlarda Türkiye’nin ancak İstanbul gibi yönetilirse normalleşeceğini düşündük ve Ak Parti’nin kurucuları arasında yer aldık. Ülke doğru yönetilsin ve bizim de çorbada tuzumuz olsun istedik. Vekil olma sürecinde de Büyükşehir Belediye Başkanı olma sürecinde de büyük bir dirençle karşılaştım. Kadından vekil olmaz dendi. Aslında korkunç bir önyargı ile buralara geldik. Toplumda büyük bir zihinsel değişim yaşandı” dedi. 


‘Güçlü Türkiye’nin Güçlü Kadınları Zirvesi’nin ‘İş Hayatında Kadın’ konulu ikinci paneli Sabah Gazetesi Ekonomi Müdür Yardımcısı Dilek Güngör moderatörlüğünde gerçekleştirildi. 



Demsa Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili Demet Sabancı Çetindoğan, “36 ilimizden 9 bin ürünü olan üretici ve girişimci kadınların ürünleri sitemizde. Bu siteyi kurarken sadece Türkiye içinde üretim yapalım, üretimi Türkiye’de buluşturalım diye yola çıkmadık. Ürünler zaman içinde yurtdışında da tüketiciyle bulaşabilsin istedik. Mart ayı bitmeden yurtdışından da tüketicilere Türk kadınlarımızın ürünlerinin satış platformu haline gelmiş olacağız” dedi.  


Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, Kütahya Porselen Yönetim Kurlu Başkanı Sema Güral Sürmeli, Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ ve 

Opet Yönetim Kurulu Üyesi Nurten Öztürk de online katıldığı Zirve’de kadınların biz varız şeklinde başarılarını anlatdılar.


Spor panelden sonra sanatda kadın panelinde  Ajda pekkan, Türkan Şoray, Sibel Can Muazzez Ersoy gibi isimler online mesajlar verdiler.


yilmazparlar@yahoo.com

9 Ocak 2021 Cumartesi

3.Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi Ödülleri verildi

 3.Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi Ödülleri verildi


Başarılı kadınlara ödül yağdı


İş hayatında birçok başarıya imza atan, sosyal sorumluluk alanında ilklere imza atan kadınlar 3.Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi ve Ödül Töreni’nde bir araya geldi. Üreten ekonominin içinde olan, toplumdaki algının değiştirilmesi ve örnek olabilmek adına ödüllendirilen kadınlar, güçlerini bu önemli zirvede bir kez daha gösterdi.


Başarı hikayeleriyle ilham veren kadınların deneyimlerini paylaştığı Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi, ‘Yeni Normalde Kadın ve Dayanışma’ ana teması ile İş Sanat Kültür Merkezi’nin ev sahipliğinde 6 Ocak 2021 Çarşamba günü gerçekleştirildi. Ana sponsorluğunu Arnica’nın üstlendiği, Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) ve Çevre Doğa ve Tarihi Dokuyu Koruma Derneği (ÇEVDO-DER) tarafından organize edilen zirvenin sunuculuğunu Celal Toprak ile Seda Çelik üstlendi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ve İş Bankası tarafından desteklenen Kadın Girişimciliğine Destek Zirvesi ve Ödül Töreni’nde 25 kategoride 25 kadına ödül verildi.



“BİRLİKTE el ele vermemiz gerekiyor”


Açılışta konuşan Arnica Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer, “Günümüzde sanayiden bilime kadar pek çok alanda girişimci kadınlarımızı görüyor ve gurur duyuyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde, bizim topraklarımızın kadını kadar üstün bir gayret, azim ve dayanışma içinde olan bir millet yoktur. Bu gayret ve dayanışma örneği, kendi milletini kurtuluşa ve zafere götürmüştür. Bireysel olarak çok çalışmak ve yükselmek toplumumuz için yeterli gelmemektedir. Sistemimizi daha yukarı taşımak ve çağdaş bir seviye getirmek için BİRLİKTE el ele vermemiz gerektiğine inanıyorum” diye konuştu.


“Yeni Normalde Kadın ve Dayanışma” paneli gerçekleşti 


Moderatörlüğünü Sibel Palacıoğlu'nun üstlendiği ‘Yeni Normalde Kadın ve Dayanışma’ konulu panelde Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder, Tezmaksan Robot Otomasyon Teknolojileri İcra Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Aydoğdu Özer, Sistem Reklam Şirketler Grubu Genel Müdürü Özge Peker ve Wediacorp CEO ve Kurucusu & YouTube Resmi İş Ortağı Funda Şen bir konuşma gerçekleştirdi. 



Türkiye’nin yazılımda ilk 3 firmasından birisi, kadın girişimciliğinin önünü açıyor 


Türkiye’nin inovasyon liderleri arasında yer alan Uyumsoft’un, yazılımda ilk 3 firmadan birisi olduğunu ifade eden Uyumsoft Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder, şunları söyledi: 

“25. yılımızda 250’nin üzerindeki dijital uzmanımız ve 1.000’i aşkın iş ortağımız ile yerel ve global 40 binin üzerindeki müşterimizin “Uçtan Uca Dijital Dönüşümüne” rehberlik ediyoruz. Ülkemizin en büyük 500 şirketinin yaklaşık %80’ne hizmet veriyoruz ve Türkiye ekonomisinin %10’una etki ediyoruz. Ar-ge ve inovasyon odaklı bir şirket olduğumuz için, krizler sırasında da büyüyerek ve güçlenerek yolumuza devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl Covid-19 olmasına rağmen ciddi bir büyüme gerçekleştirdik ve bu yıl %40’ın üzerinde bir büyüme hedefliyoruz. İçinde bulunduğumuz dönem, firmaların tek başlarına değil, ekosistemleri ile birlikte iş yapabileceği bir dönemdir. Geleceğe hazır olabilmenin koşullarından birisi “ekosistem” mücadelesidir. Uyumsoft olarak ekosistemimizde yer alan iş / çözüm ortaklarımızın sayısı artırıyoruz. İş dünyasında çok sayıda kadın girişimci var. Başarı hikayeleri yazıyor. Biz Uyumsoft olarak, kadın çalışanlarımızın ve kadın girişimciliğinin önünü açmak için çok çalışıyoruz. Uyumsoft çalışanlarının %56’sı kadın. %51 ise Teknik (Mühendis, Yazılımcı Kadınlardan oluşuyor.) Şirketimizin yönetim ve beyin takımını yine kadınlardan oluşuyor. İş ve çözüm ortaklarımız arasında kadın patron / yöneticilerle başarılı çalışmalara imza atmayı sürdürüyoruz’” dedi. 

Tezmaksan Robot Otomasyon Teknolojileri İcra Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Aydoğdu Özer, “Biz kadınlara pozitif ayrımcılık yapılan bir şirketteyiz. Babam Mustafa Aydoğdu bu yolu açtı. Genel müdürü, üretim müdürü ve kalite müdürünün kadın olduğu bir şirketimiz var. Ve çok başarılıyız” dedi.

Dijital reklamcılıkla ilgi gelişmeleri anlatan Sistem Reklam Şirketler Grubu Genel Müdürü Özge Peker kadınların bu alanda da çok başarılı olacaklarını örnekler vererek aktardı.

Wediacorp CEO ve Kurucusu & YouTube Resmi İş Ortağı Funda Şen’in Youtube ilgi ilgili verdiği bilgiler herkesin çok ilgini çekti.

Panelin sonunda Jüri Başkanı Dilek Çapanoğlu’nun konuşmasının ardından ödül törenine geçildi . 


İşte Ödül Alan En Başarı Kadınlar  


-Fark Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahu Serter - Başarılı Rol Model Kadın Ödülü

-Mask1 Gıda Pazarlama Müdürü Amine Asena Özer- En Genç Kadın Girişimci Ödülü

-Bee’o Kurucusu ve Genel Müdürü Aslı Elif Tanuğur Samancı - İnsana Değer Katan Girişimci Ödülü

-Veribilim Yazılım San.Tic.Ltd.Şti. Kurucu Ortak Duygu Sarı - Kadın Girişimciliği İnovasyon Ödülü

-Little Caesars Genel Müdürü Banu Arıduru - Başarılı Yönetici Ödülü

-Dedeman Hotels & Resorts International Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Banu Dedeman - Turizmde En Başarılı Kadın Girişimci Ödülü

-Kayseri Sanayi Odası Meclis Üyesi Berna Gözbaşı - Anadolu’da Fark Yaratan Girişimci

-Microsoft Grup Pazarlama Müdürü Çiğdem Kayalı - Kadınlara Dijital Destek Ödülü

-TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitü Müdürü Doç. Dr. Burcu Özsoy - Liderlik Ödülü

-İBB Raylı Sistem Daire Başkanı Doç. Dr. Pelin Alpkökin - Topluma Katkı Sağlamak

-Migros Kalite ve Çevre Yönetimi Direktörü, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Grubu Üyesi Dr. Hülya Günay - Çevre Ödülü

-Aloparca.com Kurucusu Ebru Özülkü - Ufuk Açan Yeni Girişimciler

-OTİAD Yönetim Kurulu Üyesi Eda Arpacı - Modada Girişimcilik Ödülü

-KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Emine Perviz Erdem - STK Lideri Ödülü

-Hepsiburada Chief People & Culture Officer Esra Beyzadeoğlu - Teknoloji ile Hayatı Kolaylaştırma Ödülü

-Taç Porselen Yönetim Kurulu Üyesi Esra Kuştemir - Sosyal Girişimcilik Ödülü

-Tezmaksan Yönetim Kurulu Üyesi ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Üyesi Fatma Aydoğdu – Büyük Ödül

-Techopscenter Genel Müdürü Işık Tazeler - Gençlere Destek Ödülü

-Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton - Önderlik Ödülü

-ALZ Grup A.Ş. Kurucu Ortağı ve TOBB Avrupa Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı - Yurtdışında Kadın Girişimciliği Temsil Ödülü

-Köy Koop İzmir Başkanı Neptün Soyer - Dayanışmacı Girişimcilik Ödülü

-Opet Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk - Sosyal Sorumluluk Ödülü

-İstanbul Vakfı Genel Müdürü Perihan Yücel - İyilik Ödülü

-Tepar Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sultan Tepe - Sanayide Üreten Kadın

-Seger Korna Genel Müdürü Tülin Tezer - Fayda ve Değer Yaratan


Kadın Girişicileri Destekleme Zirvesi Jüri Üyeleri


İsmail Gülle, Şükrü Genç, Ali Kılıç, Ali Rıza Polat, Sevgi Atalay, M.Tevfik Dinçer, Ayşegül Sünbül, Mehmet Önder, Çiğdem Antlı, Ayşe Hasol Erktin, Dilek Çapanoğlu, Esra Özden, Günseli Özen, Can Sezen, Fügen Toksü, Doğan Ufuk Güneş, Sibel Palacıoğlu, Prof.Dr.Melahat Dönmez, Habibe Çiftçi, Elif Attepe, Neşecan Çekici, Serpin Alparslan, Muammer Ömeroğlu, Zuhal Gözüküçük, Senur Akın Biçer, Aydın Ağaoğlu, Bahattin Durmuş, Necdet Buzbaş, Kenan Yavuz, Muhammed Şahin, Gaye Donay, Tamer Pala, Nil Yıldızalp, Seda Akbay, Mücella Tarhan, Şenay Sezgin, Cüneyt Tansu Demir, Fatma Denizci, Oylum Tala, Uyanış Tuğtaş Bayar, Lale Güngör, Sevda Yılgaz,Gönül Yıldırım, Nuri Kalyoncu, Hatice Bozdağ, Işıl Arıdağ, Ayşen Laçinel, Ayşe Pehlivaner, Adem Akkaya, Saadettin Çay, İlker Altun, Recep Erçin, Hüseyin Öztürk, Cemile Kuzu, Dilek Özcanlı Uslu, Banu Karamuk, Aslı Erinç, Mete İmer, Talip Bayram, Seven Yılmaztürk, Emel Elik, Atilla Üstündağ, Melek Çubuk, Türkan Kaya, Belma Ünal, Hakkı Sağlam, Serhat Dükel,  Emine Çelik, Gündüz Üç, Banu Şahin


yilmazparlar@yahoo.com

21 Aralık 2018 Cuma

Good Governance in the Public-Yılmaz Parlar


Good Governance in the Public

Key to Improving Quality of Life: Good Governance in the Public Sector

Graduation Ceremony for “Good Governance in Public Sector Certificate Program” which was organized by the non-profit Argüden Governance Academy  in cooperation with Lifelong Learning Center of Boğaziçi University (BÜYEM) was held in Ankara at the National Library. In the ceremony where the Certificates were presented to key public officials who successfully completed the 96-hour Program, the crucial role of good governance for quality of life was emphasized.

The graduation ceremony of “Good Governance in Public Sector” aiming to raise awareness and improve knowledge of future public service leaders was held with wide attendance of top public sector officials at the National Library of Türkiye. The main target of the Good Governance in Public Sector Program is improving the competency of public experts on good governance through fostering civic participation in decision making processes and improving the effectiveness of public service delivery via innovation.
In the opening remarks of the Graduation Program, Prof. Dr. Metin Çakmakçı, Chairman of Argüden Governance Academy, stated that: “Good governance increases the quality of life and citizen satisfaction. The quality of Governance is directly linked to put societies’ trust in institutions. Societies that trust in institutions develop better and more effectively.”
In the opening remarks, on behalf of the participants and the host institution of the Program, Hafize Er, the Manager of External Affairs and Cultural Activities of National Library of Türkiye said “Good Governance in Public Sector Certificate Program offers an excellent opportunity for the public-sector leaders and we benefited greatly from the education. During the program, completing modules on Good Governance in Public Sector; Regulatory Reform and Empirical Methods in Policy-Making; Participatory Democracy and Open Government; and Effectiveness and Innovation in Public Service Delivery has provided new perspectives and methodologies to improve how we conduct our jobs. We believe that future participants will also benefit from every minute of this invaluable opportunity.”
Following the opening remarks, Certificates were presented to the public-sector leaders who successfully completed the 96-hour education program.,

In the closing remarks Dr. Yılmaz Argüden, the founder of the Argüden Governance Academy, said that “Knowledge and love increases when they are shared with others. Academy aims to increase the level of trust between public sector and citizens by sharing its knowledge, experience, and best practices in the world with qualified public sector executives who are potential future leaders.”  Dr. Argüden emphasized the importance of the Certificate Program and indicated that “Value can only be created through implementation. That’s why, we hope you maintain the continuity of this learning environment by applying good governance practices that you have learned in your responsibility areas and disseminate your experience.”

Dr. Argüden emphasized the appreciation of the Academy to its donors, namely TIRSAN, Borusan Holding, Akkök Holding,  Garanti Bank, and ARGE Consulting, as well as the institutions who collaborated for the program; Lifelong Learning Center of Boğaziçi University, Boğaziçi University Foundation, and the Civil Society Organizations established by various public sector expert groups (Association of Public Internal Auditors, Finance Experts Association, Association of European Union Experts, Prime Ministry Experts Association, Association of Customs and Trade Experts, Association of Treasury Experts, Association of Financial Services Experts, Association of Legislative Experts.).
Argüden Governance Academy conducts education programs, research, and communication activities, for public, corporate, and non-governmental organizations operating both at national and international level; aims to improve the quality of life and create sustainable value by building trust among institutions and their stakeholders. The Academy envisions to become a center of excellence in governance. It rewards the dissemination of good governance best practices by offering scholarships to postgraduate students who write their thesis on “Good Governance”.


In addition to the "Good Governance in the Public Sector" Certificate Program, the Academy, organizes “Good Corporate Governance Program for Private Sector (collaboration with International Finance Corporation-IFC)” aiming to improve quality of governance in private sector and branding quality of Türkiye in international area; “Good Governance in Civil Society” Certificate Program for better NGO governance, that one of the most important elements of participant democracy. Also, the Academy has initiated an innovative education program for children (leaders of the future) with the “Good Governance for Kids”.

The Academy had prepared the first Turkish Integrated Report covering its activities of 2015 and it became one of the pioneer non-profit organizations in the world adopting Integrated Report Framework.
Publications of Argüden Governance Academy were shared
Argüden Governance Academy shared with the public sector executives during the Certificate Program, its related with the Program modules. The latest publication of the Academy, “From a Citizen’s Perspective: Governance Scorecards of Municipalities for Istanbul Districts” was shared with the participants of the Graduation Ceremony. The Turkish and English publications of the Academy are publicly available online: http://argudenacademy.org/en/about-us/mission-vision
Click to watch Introduction to Argüden Governance Academyhttp://argudenacademy.org/en/library

yilmazparlar@yahoo.com



28 Kasım 2018 Çarşamba

Al-Attiyah Foundation think tank hosts global energy experts at the 9th Bosphorus Summit, Turkey-Yılmaz Parlar

Al-Attiyah Foundation think tank hosts global energy experts at the 
9th Bosphorus Summit, Turkey 

The Al-Attiyah Foundation, a leading energy and sustainable development think tank based in Qatar, hosted world energy experts for an engaging panel session focused on the rapidly changing gas scene, at the 9th Bosphorus Summit in Istanbul, Turkey, on 27th November 2018.



In line with the vision of the Foundation’s Chairman, His Excellency Abdullah bin Hamad Al-Attiyah, the Foundation’s ongoing strategic partnership with the Uluslararasi Işbirlği Platforumu, International Cooperation Platform (UIP-ICP), who manage the Bosphorus Summit annually, provides an opportunity to enhance proactive multilateral and inter-disciplinary cooperation for sustainable development.    

The thought-provoking session opened by recognizing HE Abdullah Bin Hamad Al-Attiyah’s unique background having occupied senior positions in both the energy industry as well as world-class initiatives to protect the environment and promote sustainability. 

The speakers, this year, at the Bosphorus Summit 9, included Al-Attiyah Foundation associates from several organisations: the International Monetary Fund (IMF), Gas Exporting Countries Forum (GECF), Oxford Institute for Energy Studies, The Hague Centre for Strategic Studies and Qamar Energy.




Dr. Akito Matsumoto, Senior Economist from the IMF, shared his analysis of the natural gas market during his presentation: “First, our analysis finds that energy efficiency gain is offsetting demand growth from income growth for high income countries. Thus, energy demand growth comes from middle income countries. Second, among primary energy demand, growth for coal and oil will slow down and might stop a few decades later.   However, our analysis finds no signs of natural gas demand slowing in foreseeable future.”

Mahdjouba Belaifa of the Gas Exporting Countries Forum (GECF) further commented on the ongoing growth of natural gas, focusing on emerging markets: “Prospects for natural gas demand growth are considerable in existing markets and emerging markets such as ASEAN, Pakistan and Bangladesh, but also in emerging sectors such as Natural Gas Powered Vehicles (NGV) and LNG as a bunkering fuel. The GECF will continue to play a significant role in supplying such growing demand. Furthermore, dialogue, cooperation and greater advocacy for natural gas as a fuel of choice for sustainable development are key for the expansion of natural gas."




Clearly, the economics derived from the supply and demand of gas has changed considerably in the last twenty years.   Prices have also changed significantly in key markets in Europe and Japan though, interestingly the USA based Henry Hub price has little changed. 

Dr Jan Frederik Braun, Strategic Energy Analyst, The Hague Centre for Strategic Studies commented on the Dutch energy industry and the role of gas in Europe:
“The Netherlands is quickly shifting its role from the EU’s largest producer and exporter to a net importer of natural gas. The radical overhaul of the Dutch energy system is to a large extent representative of the whole of Europe: rapidly declining gas production, an increasing dependence on gas imports while phasing out coal and going for more renewables.”

The discussions of the week and subsequent outputs and connections made, demonstrate how think tanks, such as the Al-Attiyah Foundation, can make a significant contribution by convening global experts from academia, industry and government to find potential solutions to the challenges faced by every sector.

Outputs from the participation at the Bosphorus 9 Summit will be made available on the Foundation’s website:  www.abhafoundation.org/energy along with the Foundation’s other informative insights and research.    

About the Foundation: 
The Al-Attiyah Foundation is the only independent Energy and Sustainable Development think tank in Qatar and has, over the last five years, become highly respected by energy leaders both internationally and in Qatar. 

Building upon HE Abdullah bin Hamad Al-Attiyah’s work and forty years of service in the energy industry, the Foundation has quickly become a hub for thought leadership in the fields of Energy and Sustainable Development.  In addition to a variety of publications issued throughout the year, the Foundation engages world-renowned speakers to participate in a high-level dialogue series, conferences and panel discussions, a number of which are hosted in Qatar.   

Driven to support the global oil and gas industry, the Al-Attiyah Foundation firmly embraces its ongoing responsibility to deliver on its mission: to provide robust and practical knowledge and insights, on global energy and sustainable development topics, to the Foundation’s Members and community.


yilmazparlar@yahoo.com

25 Şubat 2017 Cumartesi

PAUL de Combourg-Yılmaz Parlar







 


  PROFESSIONAL BIO

What is hope without faith? In my childhood I was by myself with the spiritual world. Back then I supposed all is normal and everyone lives like that. Before I started walking I’d had tangible experiences. Being suffocated, have my legs locked and not to be able to walk, and marks on my body. All of my nights were traumatic. As I often say, there is no victory without fight.
Travelling Through Spiritual Realms
  Generally, when we sleep we function unconsciously. We have no awareness that we dream. Just like watching a movie. Nothing we see is rational. But not in my case. Every night I travel through to the spiritual realm consciously. And I can interfere what I see. The power of soul makes me who I am. That’s the reason I can heal every living creature. Human beings, animals, men, women or trees, you name it. Being spiritual means to be connected and one with all livings.
  A unique source of healing
  The source of my knowledge doesn’t come from the earth. It comes from other realms. I hang out in other realms in every each healing session. No one and no book in this world have been my source.
It’s both difficult and surprising to talk about Paul de Combourg.  We can say he makes our wishes come true. If we ask him he would tell, “The people I’ve healed is my happiness”. You shouldn’t look for anything rational. He can heal pathologies and basic but lingering back pains and depressions as well where conventional medicine comes short of healing. The chance of starting from the beginning is given to you. Sometimes it is hard to understand him even he uses basic terms like “I took the negativity from you”. Sometimes in his sessions he reminds you the most important thing in life which is Love. Even if you can not change the world you can change your surrounding by illuminating it with your power. Paul de Combourg lives in his own world, and he shares it with us.
  Whatever problem you have got he can define it, and sort it out. Finding out their sources from past and projecting them to the future by solving instant problems is a magnifical energy. But he is a humble person. Because he serves for the good. Whoever he reaches is very important for him. Every counselee is a substantial source for him. Because every encounter is a communion. You may think him as an explorer on his way. Today except his home Brittany, he works in Turkey and Haiti and anywhere else abroad.
  The only wish he has is to travel the world and heal it. He is after victory against darkness and he is very determined on that. He goes to Haiti to save people from voodoo. He also visits houses and places in order to cleanse them from darkness. If he stumbles upon an animal who suffers he is ready to heal it with the same attention he gives to humanbeings. Just a single photo would be enough for him. But sometimes he doesn’t hesitate to go 4 hours long way to save someone.
  He healed patients with no hope in conventional medicine but having excruciating pain in legs and not able to walk. He also managed to cleanse entities with lots of cryings. He helped them for liberation.
  With his saying, “Without faith there is no healing” Paul is a faithful person. It’s significant to believe in healing if you visit him. Know that every session he takes your pain on. That’s why he often says, “That’s a sacrifice”. He keeps on amazing us. God may let him to be with us for many years.
 
yilmazparlar@yahoo.com

PAUL deCombourg Medium et Guérisseur-Yılmaz Parlar

 

 

PAUL  deCombourgMedium et Guérisseur
« L’Espoir n’est rien sans la Foi »
Plus de 25 ans d’expérience
Dons de naissance

 








Mes premiers pas…
Depuis mon plus jeune âge, j’ai été confronté à la spiritualité, à un âge où, enfant, je pensais que tout ce qui m’arrivait était « normal ». Ainsi, j’ai commencé, avant même de savoir marcher, à subir des attaques spirituelles en étant réveillé : se sentir étranglé, qu’On vous étouffe, qu’On vous tient les pieds, qu’On vous donne des coups sur tout le corps avec bien souvent des marques visibles sur le corps – et encore tant d’autres « tortures »- ne sont que quelques exemples de ce que j’ai subi durant les premières années de ma vie. Mais comme je le dis souvent, il n’y a pas de victoire sans combat ! Et mes nuits étaient tout aussi traumatisantes…
Aller vers l’Autre Monde…
En principe, lorsqu’on rêve, on est comme sans identité c’est-à-dire qu’on n’a pas conscience que l’on est dans un rêve, parfois on ne fait qu’assister à ce que l’on voit comme un film qui défile devant soi ou bien ce que l’on voit n’a rien de rationnel. Cela n’a jamais été mon cas ! Chaque nuit, je vais vers ce monde spirituel en emportant avec  moi toute mon identité, toute ma conscience ! Et je peux agir directement sur ce que je « vois » !
Une approche de guérison unique…
Il va s’en dire que tout ce que j’ai appris ne l’a été qu’à travers ce monde spirituel que j’ai pu parcourir et que je parcoure encore aujourd’hui à chaque guérison que je fais. Je n’ai été influencé par aucun homme sur terre, ni aucun livre. C’est ce qui fait, je pense, ma singularité et ma force d’esprit… Et c’est pourquoi, je peux soigner tout être vivant : homme, femme, enfant mais aussi animaux, plantes, arbres… Etre dans la spiritualité, c’est être en communion et en connexion avec tous les êtres vivants !
Je peux être amené à soigner une fillette de 5 ans d’un cancer des méninges et en une seule séance car je l’ai déjà fait !
Je peux être amené à soigner un monsieur de 80 ans de la maladie de Parkinson car je l’ai déjà fait !
Je peux être amené à soigner un animal agressif, cet animal perdra son agressivité le temps que je le soigne !
Je peux être amené à augmenter les capacités sportives d’un cheval de course ou le faire gagner car je communique avec chaque être vivant…
Et ce ne sont que quelques exemples….
Il est difficile de bien décrire Paul de Combourg tellement il peut se montrer surprenant.
On aimerait dire de Paul qu’il peut exaucer tous nos vœux, et pourtant, il dira toujours de lui que son bonheur dépend du bonheur des autres, de toutes ces personnes qu’il arrive à soigner, très souvent bien loin de toute notion de rationalité.
C’est ainsi qu’il parvient à aussi intervenir pour des pathologies dont le domaine médical traditionnel se trouve impuissant à guérir, tout comme il pourra être amené à faire disparaître une douleur de dos ou des souffrances anciennes et profondes.
Beaucoup de personnes trouvent ainsi en lui l’opportunité d’un nouveau départ dans la vie…
Parfois, il peut se montrer difficile à comprendre car il emploie des mots « simples » : « J’enlève tout le négatif » ou bien il vous rappellera que ce qui compte le plus dans la vie c’est l’Amour et qu’autant, tout seul, il est impossible de changer le monde, il est par contre toujours possible de changer le monde « autour de soi », comme si l’on pouvait donner de la lumière à tout ce qui nous entoure…
Paul de Combourg vit dans « son » monde et nous le fait partager !
Ainsi, quel que soit le problème de la personne, il va être en mesure d’en trouver non seulement l’origine mais aussi de le résoudre. Intervenir dans le présent et dans les évènements passés tout en pouvant se projeter dans l’avenir de la personne est un pouvoir immense… mais c’est sans compter sur l’humilité de Paul qui ne se considère que comme un simple intervenant au service du Bien, tout comme il insistera à accorder de l’importance à chacun de nous.
Pour lui, chaque différence est source de richesse car chaque différence est synonyme de partage et de rapprochement…
Voici ce qu’il est, en quelque sorte parti en mission, en croisade. Expatrié de France, de sa région de la Bretagne, berceau de la légende de Merlin, régulièrement il se rend en Turquie aujourd’hui, Haïti demain, il veut sillonner le monde en brandissant l’étendard du Bien triomphant sur le Mal !
Paul de Combourg a donc décidé de vaincre le Mal sous toutes ses formes. S’il va à Haïti, c’est pour combattre la sorcellerie et libérer toutes ces victimes du Vaudou. Paul peut aussi se rendre dans une maison ou un local pour les mêmes raisons. Et si, en chemin, il voit un animal souffrant, il s’en occupera avec la même attention !
Une simple photo lui suffira tout comme il pourra se rendre dans un hôpital ou faire 4h de route en voiture juste pour un seul malade car il dira que chaque vie est importante à sauver…
Rien qu’aujourd’hui, il a pu notamment faire passer des douleurs aux pieds d’une personne qui refusait, juste avant, toute intervention, même celle d’un kinésithérapeute, tant ses douleurs lui étaient intenses et handicapantes…
Et cette autre personne, comme exorcisée et qui ne pouvait plus retenir ses sanglots après être passée dans des états de soubresauts mêlés à des ricanements d’outre-tombe…
Et cette autre, juste venue pour faire le point sur sa vie et que Paul a su transformer sans la toucher…
Paul de Combourg est un homme de Foi, c’est certain ! il l’écrit lui-même : « L’espoir n’est rien sans la Foi ! »
Mais il ne fera aucune différence selon votre philosophie de vie ou votre appartenance religieuse. Il n’est nécessaire que de vouloir être soigné…
Et s’il prend sur lui chaque souffrance de la personne qu’il guérit, il dit bien que c’est un sacrifice nécessaire pour qui veut vaincre le Mal !
Paul nous surprend donc à chaque instant et, nous l’espérons, le plus longtemps possible !
yilmazparlar@yahoo.com